Ana Menü

Anasayfa
Avcılık
Balıkçılık
Atıcılık
Tahnit
Foto Galeri
Videolar
Sizlerden Gelenler
İletişim

Giriş Formu






Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Kimler Çevrimiçi

Şuanda 4 konuk çevrimiçi
Advertisement

     Güneydoğu Avcıları Sitesinde Haberler    

Malatyalı Avcılar Devlet ve özel Avlaklara Karşı Çıktılar. PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 24 Mayıs 2010

Biz, Malatya Avcılık ve Atıcılık İhtisas Kulübü olarak, Bakanlık yetkilileri ile yaptığımız görüşmelerde

daha sonra üyelerimizle ve Güney Doğu Avcı Kulüpleri temsilcileriyle yaptığımız toplantılarda; Müdürlüğünüz tarafından bize fakslanan Ek–1 belgesinin tamamı ve4915 lı sayılı Kara Avcılığı Kanunu16 Mayıs 2004 tarih ve 25464 sayılı Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve Denetimi Esas ve Usulleri ili ilgili yönetmelik 16 Mayıs 2004 tarih ve 25464 sayılı Avlakların Kuruluşu, Yönetimi ve Denetimi Esas ve Usulleri ili ilgili yönetmelik 18 Mayıs 2004 tarih ve 25466 sayılı Merkez Av Komisyonu, İl ve İlçe Av Komisyonlarının Görevleri, Çalışma Esas ve Usullerine Dair Yönetmelik08 Kasım 2004 tarih ve 25637 sayılı Yaban Hayatı Koruma ve Geliştirme Sahaları ile İlgili Yönetmelikler incelenmiş, yapılan değerlendirme sonucunda aşağıdaki değerlendirme raporu ve öneriler hazırlanmıştır. Bölgemizde en önemli yerli av hayvanları tavşan ve keklik olduğundan özellikle, bu hayvanları üzerinde duracağız, örneklerimizi bu hayvanlar üzerinden vereceğiz.  Değerlendirme Rapor 2(iki) kısımdan oluşmuş olup; Birinci kısımda 3167 sayılı mülga Kara Avcılığı Kanunu ile 4915 sayılı Kara Avcılığı kanununun değerlendirilmesi.İkinci kısımda Öneriler belirtilecek. A3167 sayılı mülga kara avcılığı kanununu incelediğimizde, çıktığı döneme hitap eden bir kanun. Bu güne kadar değiştirilmemesi önemli bir eksik. Esasa değerlendirmemizi 4915 sayılı kanun üzerinde yapacağız.            Müdürlüğünüz tarafından Derneğimize fakslanan EK.1 belgesindeki konuların ve 4195 sayılı kanundaki konuların çoğuna katılıyoruz. Bu kanunla getirilme istenen değişikliklerin büyü kısmı  ile etütsüz, bilinçsiz, limitsiz, bir avcılığa Bilinçli avcıların tamamı karşıdır. Ayrıca gelecek nesillere bırakılacak av hayvanları ve sürdürülebilir bir avcılığı bizde istiyoruz. Özellikle avlanma faaliyetinin av kotası çerçevesinde yapılmasına ve Optimum yoğunluğun üzerindeki artımın avlanmasına kesinlikle katılıyoruz.            Dernek olarak 4915 sayılı kara avcılığı kanununda gördüğümüz eksiklikler:Edindiğimiz izlenime göre; tüm Türkiye’de olduğu gibi. Orman ve Çevre Bakanlığı da  Av popülâsyonlarındaki azalma ve diğer sorunlara neden olarak avcılar görmektedir. Doğru aşırı ve bilinçsiz avlanma av popülasyonun azalmasına neden olmaktadır. Ancak yıllarca ava kapalı alanlarda dahi av hayvanlarını çoğalamadıkları görülmüştür. Avlanması yasak olan hayvanları avcılarımı vurmaktadır?  Yıllardır sülün, çil keklik avı yasak olmasına rağmen bu hayvanların sayısı istenilen düzeye çıkamamıştır. Yasaklarla iş çözülseydi Türkiye’nin her tarafı av hayvanı ile dolardı. Yapılmak istenen yenilik ve değişiklikler avcı, av sahaları ve avlanma dönemleri ile sınırlı olup diğer sorunlar dikkate alınmamıştır. 4195 sayılı kara avcılığı kanununda av hayvanlarının azalmasında etkili olan Tarımsal ilaç ve gübrelerin kontrolsüz ve bilinçsiz kullanımından, yaban hayvanlarının yaşam alanlarının yerleşme ve tarım alanlarına dönüştürülmesinden. Yaban hayvanlarının su ihtiyacını giderecek su kaynaklarının insanlar tarafından kurutulmasından bahsedilmemiş, bunlara karşı alınacak tedbirlere değinilmemiş. Sadece avcılık, av hayvanları  ve av sahaları üzerinde durulmuş. Bu eksikler giderilmeden, hedeflenen başarının oluşmayacağını düşünüyoruz.           ÖNEMLİ : 4915 sayılı kanunda av hayvanlarının envanterinin çıkarılmasından bahsedilmiştir. Bazı hayvanların etüdünün çıkarılmasında sıkıntı çıkacağını düşünüyoruz. Bilindiği gibi av hayvanların çoğu kış mevsiminde yer değiştirmektedir. Yerli hayvanlarımızdan keklik ve tavşan kış mevsiminde 70-100km civarında yer değiştirmektedir. Etüt hangi sahaya göre yapılacak?              Ayrıca bölge ve saha bazında kota çerçevesinde avlanmadan bahsedilmektedir. Bu uygulama da iyi bir düşünce ancak yukarıdaki duruma göre kota uygulaması doğru olur mu? Bize göre bazı durumlarda zararlıda olabilir. Şöyle bir örnek verecek olursak:          Boztepe köyü çevresinde 800 keklik avlandırılmak istensin. Boztepe köyü çevresinde palaz(Ekim-Kasım) döneminde 450 keklik vuruldu diyelim. Aralık ve Ocak aylarında kışın gelmesi ile Boztepe köyündeki keklikler bir kısmı yer değiştirecektir. Geriye 350 lik bir kota kaldığından buraya sürekli avcı gidecek ve geride kalan keklik avlanmaya devam edileceğinden, sahadaki keklik sayısı Minimum Popülasyon Yoğunluğunun altına düşeceğinden yeniden, Boztepe köyünde kekliğin eski halini alması zor olacaktır. Göçe katılan kekliklerin akıbeti bilinmediğinden ve Boztepe köyündeki keklik sayısı artık eski seviyesine gelmeme tehlikesi ile karşı karşıya kalabilir.[Göçe katılan keklikler gittikleri yerde araziyi bilmediklerinden rahatlıkla avcıların pususuna düşmektedir. Bazen bir alay kekliğin tamamı vurulabilmektedir]      Türkiye’deki Av sahalarının 4915 sayılı kara avcılığı kanununda ile Devlet Avlağı. Genel Avlak. Özel Avlak ve Örnek Avlak olarak sınıflandırılmasına katılmıyoruz. (Özellikle Devlet Avlağı. Genel Avlak sınıflandırmasına) Böyle bir sınıflama yapılmasındaki nedeni anlamış değiliz. Amaç sadece AB uyum yasaları çerçevesinde yenilik yapmak, yenilik yapıyormuş gibi görünmekse; hala Türkiye’de avcılığın ve av hayvanlarımızdaki sorunlar önemi anlaşılmamış demektir.Türkiye kendine has bir av modeli oluşturmalıdır. İngiltere de uygulanan avcılık modelinin Türkiye de uygulanmasının şu aşamada biraz zor olduğunu düşünüyoruz. Çünkü toplumumuz hala çevre açısından yeterli duyarlılığa sahip değil. İngiltere de 1250 yılına Kartal, Doğan Atmaca ve Balıkçıl kuşlarının korunması istenmiştir. Böyle bir ülkede tabii ki yerleşmiş bir av kültürü olacaktır. . Gelişmiş ülkelerde, Av, avcıya yönlendirilip getirilirken, bizim ülkemizde avcı ava gitmektedir. Ülkemizde, yeryüzü şekillerinden dolayı avı istediğimiz yöne yönlendirmemiz oldukça zordur. Masala kekliğin önünüzdeki yamaca konmasını istersiniz. Bir bakarsın ki kekelik karsı yamaca uçmuş. Bundan dolayı; Türkiye; şartlarını düşünerek kendi modelini oluşturmalıdır.. Ayrıca kanunda geçen özel avlakların teşviki kısmına da katılmıyoruz. Bütün dünyada özel avlaklar var. Ülkemizde de mutlaka olmalı. Ancak; Özel avlakların yaygınlaştırılması Türkiye nin Sosyo ekonomik gerçeklerine uygun mu? Bu uygulama bölgemizde ne kadar başarılı olacak. Zengin avcılar kendi çıkarları ve zevkleri için özel avlakların artmasını istemektedirler. Bu zengin kesimin Orta Asya da Bir Marko Polo Koyunu için verdiği binlerce dolarla bölgemizde birçok aile yıllık geçimini sağlar. Özel avlakların teşvikinde bu konunun dikkate alınması gereklidir Doğru; Ekonomik kaynak olarak Türkiye av potansiyelinden yetercince yararlanamamakta. Çok az gelir elde edilmektedir.  Ancak uygulanmak istenen uygulama zengin avcılara veya av turizmine katılan insanlara ve onların isteklerine göre değil Türkiye nin Sosyal, Ekonomik ve Bölgesel coğrafi koşulları dikkate alınarak hazırlanmalı ve uygulanabilir olmalıdır. Yapılmak istenen değişikliklerde ekonomik bir amaç güdülüyorsa; bunun başka yolları vardır. Bu uygulama aşama aşamam devreye sokulmalıdır. B              Sürdürülebilir bir avcılık isteniyorsa: Avın içinde Aktif bir kulüp olarak aşağıdaki önerilerimizin dikkate alınmasını istiyoruz. ÖNERİLER   1- Avcıların Denetlenmesi  Gözlemlerimize göre; av hayvanları Türkiye’de çoğaltılmak isteniyorsa kesinlikle ve kesinlikle denetim arttırtmalıdır. Denetim kolluk kuvvetleri ve orman muhafaza memurları tarafında yapılmalıdır. Hatta denetim yetkisi; avlanma, av izni, yasal haklar, vb. gibi konularda bilinçlendirmek suretiyle üçüncü kişilere veya avcı kulüplerine verilebilir. Ayrıca denetimin etkili olması için av başına alınacak paranın  %10 unu denetim yapan birim ve ya kişilere, avcılara yardımcı olmak ve av hayvanlarını korumak şartıyla %20 si köy bütçelerine, % 10 u avcı derneklerine, %60 ı ise çevre orman bakanlığına ve hazineye gitmelidir.      Özellikle köy bütçelerine  %20 lik bir payın verilmesi kaçak avlanmanın önlenmesi, av hayvanlarının korunması ve denetlenmesinde etkili olacaktır. 2- Avlanma KotalarıKota çerçevesinde avlandırmadan bahsedilmektedir. Bu avlandırma işleminin şu şekilde yapılması iyi olacaktır.Çevre Orman Bakanlığı tarafından avlandırılacak her av hayvanı için özel kartlar (1 Yıllık) bastırılmalıdır. Kartlar iki kısımda oluşup, denetim sırasında denetimi yapan kişi veya kurumlar tarafından kartların bir kısmı ava takılmalı. Bu kısma; avcının ismi, denetimin nerede yapıldığı, denetimin kim tarafından yapıldığı ve telefonu yazılmalıdır. İkinci denetleme noktasında, birinci denetlemeyi yapan kişiden teyit alınmalıdır. Böylece kaçak avlanma ve sahtecilik önlenmiş olur. Geriye kalan yani alınan kısma hangi sahada kontrol yapıldığı ve hangi alanın kartı olduğu yazılarak O İlin Orman Müdürlüğüne teslim edilmelidir. Bu kartlar avcı dernekleri tarafından satılmalıdır. Avlanmak istediği hayvan sayısı kadar kart alan avcı bu kartla bu hayvanı Türkiye’nin her tarafında yasaklar çerçevesinde avlamalıdır. Kartlar satılırken avın bulunduğu bölgedeki avcılar ve Türkiye’de yasal olarak avlanan avcı başına düşen av dikkate alınmalıdır. Yani; bir kişi istediği kadar kart alamamalıdır. Örnek olarak keklik bölgesindeki 10000 keklik vurulacaksa bu yasal avcılara eşit paylaştırılmalıdır. Yerel avcılara diğer bölgelerdeki avcılara göre % 40 daha fazla kota alabilme imkânı verilmelidir. Böyle bir ayrıcalık tanınmadığı taktirde kaçak avlanmanın önüne geçilemez. Belli zaman diliminde satılmayan av kartları hemen ilan edilmelidir.      Avcılardan avlanan hayvan bedeli olarak alınan kartların sayısı, nerede vurulduğu kontrol yapılan kişiler tarafından en geç her hafta Perşembe günü saat:17.00 a kadar O ilin orman müdürlüklerine bildirilmelidir. Böylece hangi sahada kaç hayvan vurulduğu, ne kadar kota kaldığı anlaşılır. Kotası dolan saha hemen ava kapatılmalıdır.Av sahalarındaki, kalan kota sayısı ve satılmayan av kartlarının sayısı Çevre Orman Bakanlığı, İl Orman Müdürlüğü ve Avcı derneklerinin internet sitelerinde her hafta yayınlanmalıdır.3- Av Günleri.Kota ile avlanma uygulamasına geçilse bile; Av günleri kesinlikle şu anda uygulanan haftada 3 günlük avlanma izninden fazla olmamalıdır. Her günün ava açılmasını av bayileri, av turizmcileri ve zengin avcılar istemektedir. Ülkemizde av popülâsyonları artmadan av günleri 3 günden fazla olmamalıdır. Hatta ve hatta av süresi yerli av hayvanlarımız olan keklik ve tavşan vb. gibi hayvanlar için Kasım-Aralık ayları ile sınırlı tutulmalıdır. Ekim ayı içerisinde ki 2 haftada vurulan hayvan sayısını biz biliriz.(Palaz Avı)Ocak ayında ise Türkiye genelinde kışın şiddetli geçmesi av hayvanlarının avlanmasını kolaylaştırmaktadır. Ocak ayındaki bir av yasağı av popülâsyonunun artışında büyük etken olacaktır.Not: Av hayvanlarını popülasyonlarındaki artışa bağlı olarak Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından avlanma süreleri değiştirilebilir.  4- Vurulacak hayvan sayısıEk 1 belgesinde etüt çalışması yapılmadığından avcı başına kaç hayvan vurulacağı, avlanma limiti belirlenemediğinden bahsedilmiş. Anlayamadığımız avlanma limitleri az mı? Ülkemizde av popülasyonu azalmışken av limitlerinin arttırılması felaket olacaktır. Ayrıca bir avlakta 2 gün üst üste avlanan avcının aracında bulunduracağı av limitinden bahsedilmiş. Sıkıntı olmayan bu konudan niçin bahsedildiğini anlamıyoruz. Acaba birileri fazla av vurmak istemekte midir? Şu anda av için gidilen bölgenin yetkili amirinden izin aldıktan sonra zaten yasal limitini bulundurabiliyor. Bu uygulamadan vazgeçilmesi halinde kesinlikle suiistimal edilecektir. Ne tür suiistimallerin yapıldığını biz çok iyi biliyoruz. Av limiti av sayısı artana kadar mutlaka bir gün için şu anda uygulanan limitler olmalıdır.5- Cezalar          Kaçak avlanma izinsiz belgesiz limit aşımı avlanmasına karşı büyük para cezası getirilmeli, verilen para cezaları mutlaka alınmalı hatta icra ile alınmalıdır. Yine cezanın aynı yıl içinde tekrarı durumunda avdan belli dönem men cezası verilmelidir.(Bir avcıya verilecek en büyük ceza) Bu yapılamıyorsa dahi, işlenen kabahatin tekrarı durumunda para cezalar katlamalı olmalıdır.6-  Çalışma Ekibi   Etüde çalışmalarında, Kota belirlemede, doğaya hayvan salımı, hangi sahada ne gibi çalışmaların yapılacağını belirlemek için her ilde Orman İl müdürlüğünden yetkililer, Avcılar, Avı Dernekleri ve Sahadaki köy muhtarından oluşan bir çalışma ekibi oluşturulmalıdır.7- Doğaya Hayvan Salımı.Orman Bakanlığı doğaya av hayvanlarının bırakılmasıyla parasını boşa harcadığını düşünüyoruz. Resmen doğadaki yırtıcı hayvanlar besleniyor. Duyduğumuza göre 30 trilyon harcanarak 10.000 keklik üretilmiş. Ülkemizde üretilen kekliklerin en iyi durumda % 2 si doğada kalmaktadır. Bu oran bir çok gelişmiş ülkedeki oranın çok çok altındadır. Keklik üretimine tavuk üretimi gözü ile yaklaşılmamalıdır. Kekliğin yaşam koşullarını bilmeyen, nereyi sevdiğini, nasıl uçtuğunu, nasıl beslendiğini, nerede barındığını, hangi hayvanlara yem olduğunu bilmeyen kişilerce yapılan üretim ve salımı başarısız olur.    Üretim doğal ortama yakın sahalarda insandan uzak, doğal olarak yaptırılmalıdır. Bu işlem zor olmadığı gibi, daha ucuza mal olabilir. Doğal ortama yakın sahada üretilen keklikler; bırakıldığı sahada; yırtıcı hayvan sayısı belli seviyeye indirilmeli, yırtıcı hayvan ve avcılara karşı bırakılan hayvanları 1-2 hafta korumak ve tüfekler ile korkutulmalı ve saha en az 1 yıl ava yasaklanmalıdır. Böyle bir uygulama %2 olan başarıyı %20-%30 oranlarına çıkaracaktır.  Düz ve ovalık alanlarda yaşamaya uygun çil keklik üretimine önem verilmeli, bu keklik türü bu alanlarda yasaklar ve salımlar la çoğaltılmalıdır. 8- Tarımsal ilaçlar ve Gübre kullanımıYaban hayatını doğrudan ve dolaylı şekilde azalmasında çok etkili olan, bilinçsiz ve kontrolsüz tarım ilaçları ve gübre kullanımı hakkında çiftçilerin bilinçlendirilmesi mutlaka yapılmalı . Hatta yasal cezalar uygulanmalıdır. (  Üyelerimizden zaman zaman sonbahar aylarında, tarımsal alanlara yakın sahalarda suni gübre kullanımından sonra, avlanan hayvanların uçamadıkları, koşamadıkları kursaklarında bazı maddelerin sertleştiği, çok sayıda ölü av hayvanların bulunduğu şeklinde şikâyetler gelmektedir.)9-   Yaban hayvanlarının su ihtiyacını karşıladığı doğal su kaynakların, içme ve tarım sahalarını sulamak için kurutulması mutlaka önlenmeli. Bu sorun üzerinde, acil olarak durulmalıdır. 10-   Limit aşımına yüksek para cezaları verilmeli.11-  Kaçak olara avlanan avcıların mutlaka, belgeli ve kontrollü şekilde avlanmaları sağlanmalıdır. Kırsal sahadaki avcıların mutlaka avcı derneklerine üye olarak, kontrol altına alınması gereklidir.12-  Avcı dernekleri tarafından bütün avcılara, her üç yılda bir ekoloji, avcılık, ve etik kuralları hakkında seminer verilmesi şart koşulmalı. Seminere katılmayan avcılara avlanma izin belgesi verilmemeli.13- Avda Kullanılacak Silahlar Avlanmada kullanılan av tüfekleri, Çifte olması şart koşulmalı. Her ne kadar yarı otomatik tüfeklerde takoz takma zorunluluğu varsa da, araziye çıkıldığında takozlar çıkarılarak avlanılmakta, kontrol noktalarına yaklaşıldığında takozlar tekrar takılmaktadır. Yarı otomatik tüfeklerin avda kullanılması av hayvanının kaçma imkânını azaltmakta, kaçsa bile hayvan yaralanmaktadır.  14- Avcıların Köylülerle olan sorunları  Ava çıkan avcıların karsılaştığı en önemli sorunlardan biriside, av sahalarındaki köylülerin avcılara müdahalesidir. Bazı durumlarda hoşa gitmeyen durumlar ortaya çıkmaktadır. Köylerden uzak, boş alanlarda dahi avcılara müdahale edilmekte, ulaşım araçlarına zarar verilmektedir. Çevre Orman Bakanlı tarafından, durumun hassasiyeti üzerinde durularak, ilerde ki Valilikler ve Kaymakamlıklar aracılığıyla olumsuzlukların mutlaka giderilmelidir. Bu tür olumsuzluklara neden olan kişilere mutlaka yasal yaptırımlar uygulanmalı, köy muhtarları, kendi alanlarından sorumlu tutulmalı ve konu hakkında bilgilendirilmelidir.      Duyumlarımıza göre, av sahalarındaki yetkililerin. Avcıların yanında, avcıları haklı gösterip, arkadan avcıların, sahalara bırakılmamasını, av vurulmasının iyi olmadığı şeklinde köylülere telkinlerde bulundukları söylenmektedir. Buda avcıları rahatsız edenleri cesaretlendirmektedir.15-  Avcılık Kursları Avcılık kurslarının daha ciddi ve itinalı şekilde verilmesi gerekmektedir. Kursu veren kişilerin mutlaka avcı ve öğretmen olması gereklidir. Kurslarda ders veren öğretmenlerin seçiminde akraba ve dostane ilişkilerin etkili olduğunu düşünüyoruz. Buda Avcılık kurslarındaki verimliliği düşürmektedir. İlkokul mezunu bir kursiyere; Harita bilgisi, Ekoloji, Fotosentez, vb. gibi konular anlatıldığında acaba ne kadar verim alınabilir. Sınavları ciddi, zor, çalışarak geçilebilir olması gereklidir. Çünkü bir insanın eline, kurs vererek silah vermiş oluyorsunuz. Bu insanlar aldıkları silahlarla rahatça dolaşabiliyorlar. Bundan sonra yapılacak avcılık kurs sınavlarında biraz ciddiyetin olması Türkiye avcılığı için iyi olacaktır.     SONUÇ OLARAK:  Uygulanmak istene Genel ve Devlet avlakları ile ilgili düşüncelerimiz yukarıda belirtilmiş olup, bu uygulamanın başarılı olmayacağını düşünüyoruz. Önceki yıllarda uygulanan yasak bölge uygulamasının de başarılı olduğunu düşünüyor,  kontrollerin sıklaştırılarak, cezaların artırılması ile eski sistemin devam etmesini istiyoruz.     DEĞERLENDİRME RAPORUNU HAZIRLAYANLAR  

Basri DURANMalatya Atıcılık ve Avcılıkİhtisas Kulübü DerneğiBaşkanı
Telat DÖNERKAYAAvcıElektrik Öğrt.
Gökben DOĞANAYAvcıBiyoloji Öğrt.
Süleyman DOĞANAvcıCoğrafya Öğrt.

  
                                                                                                                                                                               

 
< Önceki   Sonraki >

Reklamlar

Advertisement




Reklam

Advertisement